Edirne mutfağı

Türk Mutfağının Ünlü Lezzetleri: Geleneksel Edirne Mutfağı

Geleneksel Edirne mutfağında oldukça çeşitli ve bol malzemeli yemekler görmemiz mümkün. Türkiye’yi Avrupa’ya bağlayan sınır ilimiz olması sebebiyle oldukça farklı kültürlerden etkilenmiş ve mutfağı da bu etkilenmelerle şekillenmiştir. Osmanlı döneminde başkentlik yapmış olmasından dolayı Osmanlı mutfağına da katkıda bulunmuş yemekleri de içinde barındıran geleneksel Edirne mutfağı, Türk mutfağının ünlü lezzetlerine girmiş çokça yemeği bünyesinde barındırır.

Trakya topraklarının verimliliği, Edirne’nin geniş tarım arazileri sayesinde bol çeşitli tarım ürünlerinin lezzetli yemeklere katkısı yadsınamaz. Özellikle, buğday, şeker pancarı, mısır, ayçiçeği, pirinç, kavun ve karpuz yörenin önemli gelir kaynaklarındandır. Ayrıca bölgeye has yetişen şerbetçi otu ile yapılan yemekler de bulunmaktadır. Osmanlı mutfak kültüründen gelen bademli yemekler de Edirne mutfağının bir parçasıdır. Edirne’de yapılan ve tüm ülkeye yayılan meşhur koyun peyniri, koyun, kıl keçisi, manda gibi hayvanların besiciliği sayesinde taze etleri de geleneksel Edirne yemeklerinin başrollerinde yerlerini alır. Ayrıca Karaağaç acı biberi de acı severler için harika aroması olan bir biberdir.

Edirne Mutfağındaki Osmanlı Yemekleri

Efsane olmuş Osmanlı yemeklerinin ortaya çıkmasını sağlayan Matbah-ı Amire ve Yunanistan’a komşu Karaağaç’ta ki meşhur restoranlarda lezzetli Osmanlı yemeklerinin tadına bakmak mümkündür. Osmanlı döneminde domates ve domatesten yapılmış salçalar soslar yoktu bunların yerine yemeklere lezzet ve aroma katmak için kuru meyveler, baharatlar ve gülsuyu kullanılırdı. Zenginliğin ve ihtişamın göstergesi olan Osmanlı mutfağında yer alan geleneksel Edirne yemekleri; kavun dolması, badem çorbası, gerdaniye, bal helvası, helva-i hakani, pekmezli ayva dolması, zirva, mutancana, deva-i misk helvası.

Edirne Yemekleri

Trakya mutfağının en önemli temsilcisi geleneksel Edirne mutfağıdır. Namı sınırları aşmı, zengin malzemeli, göze ve mideye hitap eden yemeklerin başlıcaları ise;  Edirne usulü ciğer tava, elbasan tava, ciğer sarma, akıtma (cizleme), cevizli okutma, zerde, patlıcan mamzana, kadınbudu köfte, soğanlı tavuk yahni, kabak bastı, ıspanak mücveri, kandilli mantı, gaziler helvası, bademli baklava, bulgur çorbası, Edirne köftesi, kıymalı bohça böreği, damat paçası, ceviz tatlısı, badem ezmesi, antep fıstıklı kurabiye, kavala kurabiyesidir.

Ciğer tava: Edirne dendiğinde ciğer tava, ciğer tava dendiğinde ise Edirne akla gelir ilk olarak. Yöreye özgü tavaya benzer sinilerde pişer ve adını da bu pişme şeklinden alır. Edirne usulü ciğer tava da süt danasının ciğeri kullanılır. Maharet gerektiren kısım ise ciğerin üzerindeki ince zarın ciğere zarar vermeden çıkarılmasıdır. Ardından ince ince dilimlenen ciğerler hafif una bulayarak bol sıvı yağda kızartılarak pişirilir. Kızartma aşamasında önemli olan nokta ise ciğeri sürekli çevire çevire birkaç turda pişirmek ve tavaya az miktarda ciğer koymaktır. Servis esnasında da yanına kızarmış kuru biber konulur ve Türk mutfağının ünlü lezzetlerinde yerini alır. Edirne usulü ciğer tava ile birlikte sumaklı soğan salatası, kuru fasulye piyazı, koyun yoğurdu ve Edirne’ye özgü sirkeli domates sosu ikram edilir.

Akıtma (cızlama): Rumeli halkından gelen bu pratik ve lezzetli atıştırmalıklar krepi andırsa da asla bir krep değildir. Yöre de cızlama olarak adlandırılan yemekte başrolde ekşi maya vardır. Süt, yumurta, tuz ve un karıştırılır üzerine ekşi maya ilave edilip mayalanmaya bırakılır. Hamur kabarıp göz göz olduğu zaman yöreye özgü toprak sac üzerine kepçe ile dökülerek önlü arkalı pişirilir.  Sonrasında da üzeri tereyağı ile yağlanarak Edirne mutfağının geleneksel yemeklerinden bir lezzet olarak soframızı şenlendirir. Özellikle kahvaltı öğünlerinde üzerine bal, reçel sürülerek ya da peynirle dürüm yapılarak afiyetle yenilir.

Kavala kurabiyesi (bademli kurabiye): Türk mutfağının ünlü lezzetlerine Osmanlı mutfağından giriş yapan hamur işlerinin en bilinenlerinden biridir kavala kurabiyesi. Lezzetini veren manda ve inek sütünden elde edilen tereyağı ve bolca kullanılan bademden alır. Sınır komşumuz Yunanistan’ın kavala kentinden çıkmış Osmanlı mutfağında ünlenmiş Edirne’den yayılmış ve günümüze kadar gelmiştir. Genellikle ay şeklinde kesilen kurabiyeler pudra şekeri serpilerek ikram edilir.

Kavun Dolması: günümüzde Osmanlı yemeği yapan restoranlar dışında çok görmediğimiz bir yemekse olsa da Osmanlı Mutfağının ihtişamlı dönemlerinin vazgeçilmez yemeklerinden bir tanesidir. İlk defa Kanuni döneminde, oğulları şehzade Şah Cihangir ve şehzade Beyazıt’ın sünnet düğününde yapılmış ve saray mutfağının gözdesi olmuştur. Osmanlıda ki damak zevkinin gelişmişliğinin göstergesi olarak tatlı ve tuzlunun bir arada kullanılabildiğini ve lezzetli yemekler çıkabildiğini görmüş oluyoruz.

Türk mutfağının ünlü lezzetlerine giren bu Osmanlı saray  yemeğinin yapılış aşaması ise; kokulu kavun ikiye kesilir ve içi boşaltılır. Dana ve kuzu etleri zırh ile çekilerek kıyma kıvamına getirilir, içine pirinç, soğan, iç badem, Antep fıstığı, kuş üzümü, dereotu ve maydanoz eklenerek dolmanın iç harcı hazırlanmış olur. Kavundan yapılmış çanağın içene dolma harcı doldurulduktan sonra fırına verilir. Pişen kavun dolması servis tabağına alındıktan sonra çevresine küçük dilimlenmiş kavun parçaları konulur ve son olarak da kavun çekirdeği ile yapılan sos üzerine gezdirilerek sunuma hazır hale gelir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu